Davlumbaz mı aspiratör mü daha iyidir ?

Sinan

New member
Davlumbaz mı Aspiratör mü Daha İyidir? Bilimsel Verilerle Mutfak Havalandırması

Davlumbaz mı Aspiratör mü Daha İyidir? Soruyu Üründen Önce Bilimsel Olarak Sormak

Mutfakta yemek yaparken havaya karışan yağ zerreciklerini, dumanı ve görünmeyen partikülleri düşündüğümde, “davlumbaz mı daha iyi, aspiratör mü?” sorusunun aslında mağazada iki ürün arasında seçim yapmaktan çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada mesele yalnızca yemek kokusunun ortadan kalkması değil; soluduğumuz havanın bileşimi, partiküllerin evin diğer odalarına taşınması, enerji tüketimi, gürültü ve cihazın gerçekten ürettiği hava akışının reklamda belirtilen değerle örtüşüp örtüşmemesi.

Bilimsel literatüre bakınca daha ilginç bir sonuç ortaya çıkıyor: “Davlumbaz mı, aspiratör mü?” sorusunun tek başına kesin bir cevabı yok. Asıl belirleyici olan cihazın havayı nereden yakaladığı, ne kadar hava taşıdığı, ocağı ne ölçüde örttüğü, dışarıya atış yapıp yapmadığı, kanal sisteminin direnci ve kullanıcının cihazı nasıl çalıştırdığı.

Bu nedenle konuyu biraz mutfak alışkanlıklarının dışına çıkarıp mühendislik, iç hava kalitesi ve insan davranışı açısından incelemek gerekiyor.

Davlumbaz ve aspiratör aslında neyi çözmeye çalışıyor?

Yemek pişirme sırasında ortaya çıkan kirleticiler oldukça çeşitlidir. PM2.5 olarak adlandırılan çapı 2,5 mikrometreden küçük partiküller, daha büyük partiküller, ultrafine partiküller, yağ aerosolleri ve özellikle gazlı ocaklarda yanma kaynaklı azot dioksit (NO₂) ve karbon monoksit (CO) bunların başlıcalarıdır. Dünya Sağlık Örgütü, partikül madde, CO ve NO₂ gibi kirleticilerin iç ortam hava kalitesi açısından önem taşıdığını belirtiyor.

Burada “dumanı çekiyor” şeklindeki günlük tanım biraz yetersiz kalıyor. Örneğin gözle görünmeyen ultrafine partiküller de pişirme sırasında önemli miktarlarda üretilebiliyor. NIST araştırmacılarının yaptığı deneylerde gazlı ocak ve fırının ultrafine partiküller için önemli kaynaklar olduğu gösterilmişti.

Dolayısıyla iyi bir mutfak havalandırmasının görevi yalnızca kokuyu azaltmak değil, kirleticiyi kaynağında yakalayıp yaşam alanına yayılmadan uzaklaştırmak olmalı.

Bilimsel deneylerde davlumbazların performansı nasıl ölçülüyor?

Burada araştırma yöntemleri özellikle önemli. Çünkü bir cihazın kutusunda yazan “800 m³/saat” gibi bir değer, tek başına gerçek kullanım performansını anlatmaz.

Örneğin Delp ve Singer tarafından Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan çalışmada yedi farklı konut tipi davlumbaz laboratuvar ortamında test edildi. Araştırmacılar hava debisini, kanal basıncını, gürültü seviyesini ve kirleticilerin yakalanma verimliliğini ölçtü. Ölçülen yakalama verimliliği cihazdan cihaza ve ocağın ön veya arka gözünde pişirme yapılmasına göre yüzde 15'in altında değerlerden yüzde 98'in üzerine kadar değişti.

Bu oldukça önemli bir sonuç.

Yani “davlumbaz” etiketi taşıyan iki cihazın gerçek performansı birbirinden dramatik biçimde farklı olabilir.

Araştırmacılar ayrıca yüksek yakalama verimliliği sağlayan cihazlardan birinin 80'in üzerinde performansa ulaşabildiğini, fakat bunun yüksek hava debisi ve konuşmayı zorlaştırabilecek gürültü seviyeleriyle birlikte geldiğini bildirdi.

Buradan şu soruyu sormak gerekiyor:

Sessiz ama kirleticinin önemli bölümünü kaçıran bir cihaz mı, yoksa çok daha iyi yakalayan ancak gürültülü bir cihaz mı günlük yaşam açısından daha kullanışlıdır?

Bilimsel açıdan bu sorunun cevabı yalnızca cihazın maksimum kapasitesine bakılarak verilemez.

Davlumbazın büyük olması neden gerçekten önemli olabilir?

Mutfak havalandırmasında kritik kavramlardan biri “capture efficiency”, yani yakalama verimliliği.

Cihaz havayı çekiyor olabilir fakat kirletici cihazın girişine ulaşmadan mutfağa dağılıyorsa, yüksek debinin pratik faydası azalır.

2012 yılında Indoor Air dergisinde yayımlanan ve konutlarda kurulmuş 15 farklı pişirme egzoz cihazını inceleyen araştırmada, cihazların gerçek hava debilerinin önemli ölçüde değişebildiği görüldü. Araştırmada 10 cihazın ölçülen maksimum hava debisinin üretici literatüründe belirtilen değerin yüzde 70'i veya daha altında olduğu raporlandı. Ayrıca ocağın ön gözleriyle karşılaştırıldığında arka gözlerde yakalama verimliliğinin çoğu cihazda daha yüksek olduğu bulundu.

Bu nedenle davlumbazın fiziksel tasarımı önem kazanıyor.

Ocağın tamamını daha geniş biçimde örten bir davlumbaz, yükselen sıcak hava akımının ve partiküllerin yakalanmasını kolaylaştırabilir. Küçük, düz ve ocağın yalnızca bir bölümünü örten sistemlerde ise partiküllerin davlumbazın yanından kaçması daha olasıdır.

Dolayısıyla satın alırken yalnızca “motor gücü kaç watt?” diye sormak yerine:

Davlumbaz ocağın ne kadarını gerçekten kapsıyor?

sorusunu sormak çok daha anlamlı olabilir.

Peki aspiratör neden bazen yeterli görünmüyor?

Türkiye'de “aspiratör” kelimesi çok farklı cihazlar için kullanılabiliyor. Bu nedenle terminolojiye dikkat etmek gerekiyor.

Özellikle dolap içine yerleştirilen, küçük ve düz yapılı aspiratörler ile büyük yüzeyli davlumbazlar aynı çalışma prensibine sahip olsa bile hava yakalama geometrileri aynı olmayabilir.

Bilimsel çalışmalarda da düz tabanlı, belirgin bir yakalama haznesi bulunmayan cihazların, benzer hava debilerinde yakalama davlumbazlarına kıyasla daha düşük performans gösterebildiği bildirildi.

Bu nedenle “aspiratör kötü, davlumbaz iyi” şeklindeki basit bir genelleme de bilimsel olarak doğru değildir. Çok iyi tasarlanmış bir aspiratör, kötü monte edilmiş veya kapasitesinin üzerinde çalıştırılan bir davlumbazdan daha başarılı olabilir.

Burada cihazın adı değil, tasarım + hava debisi + montaj + kanal + kullanım davranışı birlikte değerlendirilmelidir.

Filtreli ve bacasız sistemler neden ayrı değerlendirilmelidir?

Bir başka kritik ayrım, havanın gerçekten dışarı atılıp atılmadığıdır.

Dışarı atışlı sistemlerde kirli hava kanal aracılığıyla bina dışına taşınır. Devridaimli, yani bacasız sistemlerde ise hava filtreden geçirilip mutfağa geri döndürülür.

Bu iki sistem aynı şey değildir.

Filtreli bir cihaz yağ partiküllerinin bir kısmını tutabilir ve kokuların belirli bölümünü azaltabilir; ancak havadaki tüm kirleticilerin ortadan kalktığını varsaymak doğru olmaz. Özellikle gazlı ocakların yanma ürünleri açısından kirli havanın dışarı atılması önemli bir avantaj sağlayabilir.

WHO da havalandırma sistemlerinin dumanı azaltabileceğini ancak dışarı atılan kirleticilerin yeniden binaya girebileceğini belirtiyor. Bu nedenle havalandırmanın temiz yakıt ve düşük emisyonlu pişirme sistemleriyle birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu noktada evin bulunduğu çevre de devreye giriyor. Dışarıdaki hava kalitesi çok kötüyse pencereyi açmak her zaman ideal çözüm olmayabilir. Öte yandan mutfakta üretilen kirleticilerin hiç dışarı atılmaması da başka bir problemdir.

Yani “baca mı, filtre mi?” tartışması da bağlama göre yapılmalıdır.

Pişirme yöntemi cihazın kendisi kadar önemli

Bence konunun en gözden kaçan taraflarından biri bu.

Aynı mutfakta aynı davlumbaz kullanılsa bile kızartma, yüksek sıcaklıkta wok kullanımı, et mühürleme, balık pişirme ve yalnızca su kaynatma aynı miktarda partikül üretmez.

Lunden, Delp ve Singer'ın Indoor Air dergisindeki deneylerinde farklı pişirme senaryoları karşılaştırıldı. Arka gözde orta sıcaklıkta hamburger pişirilirken partikül yakalama oranları çoğunlukla yüzde 80'in üzerindeyken, yüksek sıcaklıkta ön gözde wok ile sebze kavurma sırasında düşük fan ayarında partikül yakalama oranları yalnızca yüzde 3-11 arasında ölçülebildi; yüksek ayarda bu oran yüzde 16-70 aralığına çıktı.

Bu sonuç çok şey anlatıyor:

Cihazın üzerinde “yüksek emiş gücü” yazması, her koşulda aynı performansı göstereceği anlamına gelmiyor.

Hatta araştırmada CO₂ yakalama ölçümlerinin bazı koşullarda gerçek pişirme partiküllerinin yakalanmasını doğrudan temsil etmediği de gösterildi.

Gerçek evlerde sonuçlar laboratuvardan farklı olabilir mi?

Kesinlikle.

Laboratuvar deneylerinin avantajı değişkenleri kontrol edebilmesidir. Gerçek evlerde ise pencerenin açık olup olmaması, kapıların konumu, evin hacmi, kanal uzunluğu, dış hava koşulları, kişinin mutfakta ne kadar kaldığı ve cihazı ne zaman açtığı gibi onlarca değişken bulunur.
 
Üst